Yükleniyor...

Adana ve İçel boncuk oyaları

El sanatları, Türk halkının duygularını, yaşadığı hayatın izlerini kolaylıkla aktardığı en önemli araçlardan biridir.Geleneksel kültürü yeni kuşaklara aktarma görevinin yanında el sanatları, bir ulusun, kültürel kişiliğinin de en önemli, canlı ve anlamlı belgeleridir.Bu bağlamda el sanatları, yaşadıkları ve üretildikleri çağa, olaylara tanıklık ederler, ekonomik faydanın yanı sıra el sanatları, iş gücünün değerlendirilmesi için yararlı bir uğraş ortamı yaratmakta; kişiyi, maddî ve mânevî açıdan eğiterek, sosyal kalkınmaya da katkıda bulunmaktadır.Genellikle toplu halde üretilen bazı geleneksel el sanatları ile dostluk, arkadaşlık, toplumsal dayanışma, paylaşma giderek artar ve anlam kazanır.

Geleneksel kültürümüzün ve el sanatlarımızın en önemli örneklerinden biri oyalardır.Oya, yapma çiçekle örgü sanatının birleşmesinden doğmuş; süslenme ve ayrıca taşıdıkları mesajlarla bir iletişim aracı olarak da kullanılan ve tekniği örgü olan bir dantel türüdür.

Oya sözcüğünün başka dillerde karşılığının bulunmaması, bu sanatın Türklere özellikle Türk kadınına özgü bir sanat olduğunu düşündürebilir.1905’te Menfis kazılarında bulunan örneklerden, özellikle balık ağlarından bu tekniğin M.Ö. 2000 yılları ötesinde bilindiği tahmin edilmektedir.

İğne ile yapılan örgüler, XII. Yüzyılda Anadolu’dan Balkanlara oradan da İtalya yolu ile Avrupa’ya yayılmıştır.Oya bir bezemedir.Süslenmek anlamında kullanılan bu terim, XI. Yüzyıl Türklerinde “ev bezendi” Memlûk Türklerinde “Oyu”, Kırgız Türklerinden “Oyumu” şeklindedir.Türk halkının üstün zevkini, zekâsını, incelik ve yaratıcılığını tamamıyla yansıtan oyalar, “oya gibi” sözü ile de güzellik sembolü olmuştur.Günümüze kadar gelebilen bazı örneklerin inceleme sonuçlarına göre oyalara en çok 17., 18. ve 19. yüzyılda önem verildiği; teknik, renk, konu, malzeme ve kompozisyon bakımlarından özgün, kalitelerinin de üstün olduğu anlaşılmaktadır.

Tanzimat’tan sonra Batı taklitçiliğinin doğurduğu olumsuz etkileri, pek çok süsleme ve işleme sanatında olduğu gibi, oya sanatında da görmek mümkündür. Özellikle bazı el sanatlarımızdan örgü, dokuma, işleme ve oyalar geleneksel yollarla kuşaktan kuşağa geçerek günümüze kadar gelebilmiştir.

Ayrıca her genç kızın çeyizinde işleme ve oyaların bulunması geleneği de bu sanatın günümüze kadar gelebilmesi ve yaşamasında en önemli etken olmuştur.Oyalar, işlendikleri araç-gereç-malzeme ve tekniklerine göre dokuz türe ayrılabilir:
1)
İğne oyaları, 2) Tığ oyaları, 3) Mekik oyaları, 4) Firkete oyaları, 5) Koza oyaları, 6) Yün oyaları, 7) Mum oyaları, 8) Boncuk oyaları, 9) Dokuma oyaları.

Boncuk oyaları, temel malzeme tığ ve boncuk, yardımcı araç olarak iğne, firkete mekik ve iplik kullanılarak yapılan oya türüdür. Halk arasında boncuklar, taşboncuğu, kesme, kristal boncuk, can can, kireç, inci boncuk ve aptal boncuğu diye isimlendirilmektedir.

Adana ve İçel yöresinde yaptığımız bu araştırmaya göre 1940-1991 yılları arasında yapılan boncuk oyaları; yapımında kullanılan araca göre; 1. Tığ ile yapılan, 2. İğne ile yapılan, 3. Tığ ve iğne kullanılarak yapılan, 4. Tığ ve firkete ile yapılan boncuk oyaları olarak sınıflandırılmaktadır.

Boncuk oyalarında kullanılan örgü teknikleri,
1) Zincir (sık ilmek) , 2) Tor (seyrek ilmek)’dur.
Boncuk oyalarının yapımında, hazırlık ve örme olmak üzere iki temel işlem vardır.Hazırlık kısmında boncuklar ipliğe oyanın konusu, modeli ve özelliğine göre sayılarak dizilir.

Boncukların dizilmesinde iğne kullanılır.Tek renkli oyalarda boncuk dizi şeklinde temin edilmiş ise iğne kullanılmadan dizi ipliğinden oya ipliğine kaydırılır.Oya ipliğine dizilmiş boncuklar örneğine uygun olarak gerekli sayıda iplik ve diğer basit tığ oyası teknikleriyle motifler oluşturulacak tarzda bir araya getirilir.








Genellikle tülbent kenarlarını süsleyen, araştırmaya konu olan 86 adet boncuk oyasında, en çok beyaz, daha sonra kırmızı, mavi, yeşil, daha az olmak üzere sarı, turuncu, siyah, kahverengi ve mor renkler tespit edilmiştir.Renkler daha çok canlı ve parlaktır.Bu yöredeki boncuk oyalarında seçilen konuların en çok sembolik olmak üzere bitkisel, geometrik ve nesneli olarak seçildiği görülmüştür.Örneklerde uygulanan teknikler en çok zincirişi, dolgu, tığ, fiskil ve iğne işidir.

Örneklerin tülbent kenarına yapılan zincirişi üzerine aralıklı tekrar (tek oya) ve aralıksız tekrar (su oya) olmak üzere düzenlendiği görülmektedir.Sonuç olarak geleneksel el sanatlarımızın ve halk kültürümüzün en güzel örneklerinden olan ve “Hanım Çantası, Ergen Bıyığı, Delidut, Günebakan, İrişkinli, Kızlar Coşturan, Âşık Yolunu Şaşırmış, Namrun, Balık Kılçığı, Cilveli, Kütüle, Cimcime” gibi özgün isim ve mesajları bulunan boncuk oyaları gerek malzeme, teknik renk ve gerekse konu, kompozisyon ve uygulama alanları ile de dikkat çekicidir.

Anadolu’nun pek çok bölgesinde yapılmakta olan boncuk oyalarının özgün örneklerinin araştırılıp tanıtılması ve kaliteleri bozulmadan çoğaltılarak üretime, ekonomiye katkılarının sağlanması, Türk kültür ve sanatına önemli bir hizmet olacaktır. 


Kaynak: kultur.gov.tr

 

Etiketler

Hiçbiri